"Bu kİŞİSEL bİR sİTEolmakla birlikte, Şıhbarak Köyü ile ilgili bilgi ,resim ve haberlere ulaşacaksınız.Bunun yanında Güncel olaylara,siyasi olmayan fikir yazılarına,Şiirlere,değişik türde eğitici ve ögretici konularada yer verecegiz.Sizlerde bizlere yardımcı olursanız seviniriz
İnsan vardır ki söylediği sözlerle büyür, söz vardır ki, söyleyen insanyüzünden büyük görünür.
Kayseri Mantısı
Malzemeler: 6 kişilik
Hamuru için:
* 3 su bardağı un * 1 yumurta * 1 tatlı kaşığı tuz * 1 kahve fincanı su
İçine:
* 200 gr kıyma * 1 adet kuru soğan * tuz, karabiber
Üzerine:
* 2 çorba kaşığı tereyağ * 1 çorba kaşığı salça * kırmızıbiber, tuz, nane,(kekik) * 8 su bardağı su (haşlamak için) * 5 diş sarımsak * yarım kilo yoğurt
Yapılışı:
1. Hamuru yoğuracağımız kaba unu boşaltalım. Ortasını havuz gibi açıp yumurtayı,tuzu ve suyu ilave edelim. Hamurun hepsi toplanasıya kadar yoğuralım. ( hamuru bıçakla kestiğimizde içinde gözenek olmaması lazım.) 2. soğanı rendeleyip kıymayı,tuzu ve karabiberi karıştırarak içini hazırlayalım. 3. Hamurdan 2 yada 3 beze yapıp üzeri ne bir bez örterek 20 dk kadar dinlendirelim. 4. daha sonra 1-2 mm kalınlığında yufkalar açıp 1.5-2 cm kareler keselim.kıymalı içten azar azar ortalarına koyuk, dört köşesi üstde ortada birleşecek şekilde katlayalım. 5. katladıklarınızı tabanına un serpilmiş olan tepsiye aktarın.( eger buzlukta saklamak isterseniz 10 dakika kadar orta hararetli fırında kızartmadan fırınlayın. Soğunca poşetleyip buluğa koyabilirsiniz. Uzun süre dayanır.) kalan hamurlarıda bu şekilde açıp katlayın. 6. Suyu tencereye alıp kaynatın. 7. Kaynayan suyun içine mantıları salın. Ara ara yapışmaması için karıştırın. Mantılar pişmeye başlayınca yumuşar. Sizde birtane alıp pişip pişmediğini kontrol edin. 8. Ayrı bir tavaya tereyağını aktarın ve yağda salçayı, tuzu , naneyi ve kırmızı biberi yakıp tenceredeki sulu mantının içine salçalı yağı aktarın. Tencerenin altını kapatın. Güzelce karıştırın. 9. Sarımsaklı yoğurdunu hazırlayın. Sıcak olarak sulu mantıdan tabaklara üzeri yoğurtlu olarak servis yapın.
Afiyet olsun.
bekirdede
Dostunuzun olmasını istiyorsanız siz dost olmalısınız..Saygı görmek istiyorsanız siz saygılı olmalısınz
İnsan vardır ki söylediği sözlerle büyür, söz vardır ki, söyleyen insanyüzünden büyük görünür.
Dostlar ırmak gibidir; kiminin suyu az, kiminin çok...Kiminde ellerin ıslanır yalnızca, kiminde ruhun yıkanır boydan boya.
Kazanmak zor da, kaybetmek çok kolay Kırıp geçmek kolay da, tamiri çok zor Susmak kolay da, konuşmak çok zor Eleştirmek kolay da, benzerini yapabilmek çok zor..... Söylemek kolay da, göstermek zor!!!!!! Kapıları kapatıp birşey olmamamış gibi davranmak kolay da, kapıyı aralayıp çözüm bulmak çok zor
Neden hep kolay olanı seçiyorsun?Oysa zor olan daha mutlu edicekti SENİ ve SEVDİKLERİNİ.. Saçmaladım belki ama bugünkü ruh halim işte bunları yazdırdı bana. İçimden geleni yazdım.Birilerine kızgınım, kırgınım, canım sıkkın...
biz ne ayrılıklar görmüş adamız
Gitmek istiyorsan gidebilirsin Biz ne ayrılıklar görmüş adamız Çekinme sen de vur sırtımdan beni Biz ne ihanetler görmüş adamız
Aldırma sen benim yalnızlığıma Aldırma sen benim gözyaşlarıma Boşver sende kalmış yarınlarıma Biz kadere çelme takmış adamız.
Sevsen gidemezdin sevsen bırakamaz Sevsen çıldırırdın seven ne yapmaz Git bu ateş de beni kül etmez yakmaz Biz ne cehennemler görmüş adamız
Hadi daha çabuk daha acele Git başka kollara git güle güle Sen de unutursun adımı...
Değerli Şıhbarak'lılar; Yerel Seçimler yaklaşmaktadır… Özellikle köyümüzde yapılacak seçimlerde aklı selim davranmak gerekir… Kulisler daha şimdiden başlamış ve yoğun olarak devam etmektedir. Bu çekişmelerde kısır döngülere aman vermemek gerekir… Hadiseye; Köyün menfaatleri çerçevesinden bakmak lazım… Seçim süreçlerinde dikkat edilmesi gereken en önemli şey; Seçim sonunda belki de bir ömür boyu sürecek kırgınlıklara mahal verilmemesi…, sebep olunmaması olmalı… Köyümüzün tüm bireyleri yerine göre müstesna bir yere sahipler… Ama biz tercihlerimizi; Bu işi Yapabilirliklerine, Yeterliliklerine, köyümüz menfaatleri açısından olabilecek, katabilecekleri kazanımlar ile her şeyden önce küçük yerleşim yeri olup herkesin birbirini tanıdığı ve bir şekilde akraba olduğu köyde; nifakçılık yapmayacak adaylardan yana kullanmalıyız…Bu amaçla Aşağıya bir anket koyduk. taktir siz değerli Şıhbarak'lıların.
MUHTARLIK ÜZERİNE
Madde 8 - Seçime katılmak ve oy vermek için:
1 - Türk olmak,
2 - Seçim başlamadan önce en aşağı altı aydanberi o mahallede oturmakda bu- lunmuş olmak,
3 - (18) yaşını bitirmiş olmak,
4 - Hırsızlık,kaçakcılık,dolandırıcılık,sahtecilik ve sahte kağıtları bile- rek kullanmak,inancı kötüye kullanmak gibi yüz kızartıcı suçlardan biri ile veya ağır hapis cezasiyle hükümlü veyahut kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak, lazımdır.
.
Madde 10 - Mahalle muhtarlığına ve ihtiyar kurulu üyeliğine seçilmek için:
.
1 - Türk olmak,
2 - Seçim başlamadan önce en aşağı bir yıldanberi o mahallede oturmakta bu- lunmuş olmak,
3 - (25) yaşını bitirmiş olmak,
4 - Hırsızlık, kaçakçılık, dolandırıcılık, sahtecilik ve sahte kağıtları bilerek kullanmak, inancı kötüye kullanmak gibi yüz kızartıcı suçlardan biriyle veya ağır hapis cezasiyle hükümlü veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,
5 - Türkçe okur yazar olmak, şarttır.
.
.
Muhtarlara ençok sorulan sorular ve açıklamaları Muhtarın diliyle..:
.
.
1- MUHTARLIK NE DEMEKTİR?
.
Mahalle muhtarlığı, mevzuatla verilen çeşitli görevleri yapan, organları seçimle gelen,merkezi ve yerel yönetimlerin yardımcısı olan bir kuruluştur. Muhtarlık, Muhtar ve İhtiyar Heyetinden oluşmaktadır
2- MUHTAR NE DEMEKTİR?
.
Muhtar, hem mahallenin hem de "Merkezi İdare" dediğimiz bakanlıkların ve genel müdürlüklerin il ve ilçe kuruluşları ile belediyelerin ve il özel idaresinin temsilcisidir.
3- İHTİYAR HEYETİ NE DEMEKTİR
İhtiyar Heyeti, Muhtarın danışma ve yardımcı birimidir. Muhtar izne ayrılınca veya muhtarlık herhangi bir sebeple boşalırsa görevi bu heyetten birisi üstlenir. Muhtar, mahalle ile ilgili alacağı bazı kararları bu heyetle birlikte alır
Bizde: Önümüzdeki mart ayı içerisinde yapılacak olan Yerel Seçimlerin, Başta Köyümüz ve köylümüz için olmak üzere; İnşallah Hayr’a vesile olacak sonuçlarla sonuçlanır temennisinde bulunuyoruz…
Alttaki Yazı bana mail yolu ile geldi.Sizlerinde okuması için buraya koydum.
TÜRKİYE'NİN EN YENİ ANTİ - PKK LOGOSU YA ALLAH! * BİSMİLLAH! * ALLAHU EKBER!
DAĞDA ÜÇ BEŞ KOYUN SÜRÜSÜ
TUTTURMUŞ BİR KÜRDİSTAN TÜRKÜSÜ
ELİNE ALMIŞ BAYRAK DİYE BİR MASA ÖRTÜSÜ
SATSAN BEŞ PARA ETMEZ NE DİRİSİ NE DE ÖLÜSÜ
SOYU SOYSUZ OLAN SENSİN TOPRAK SENİN NEYİNE
İTE İTLİK YAPIP KAFA TUTMA BEYİNE
ANLASA DEDİĞİMİ SOKAKTAKİ KÖPEK AĞLAR HALİNE
DUY ULAN SOYSUZ NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.......
MUHAMMEDİN s.a.v ÜMMETTİ , YESEVİNİN TALABESİ FATİHİN TORUNU TÜRK ASKERİ
Yol Arkadaşlığı
Uçağın havalanmasını beklerken adamın yanında oturan diğer yolcu, adama dönmüş ve
- Biliyor musunuz, bir yerde okumuştum eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet ederseniz, seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana.
Kucağındaki kitabı okumak üzere yeni açmış adam,kitabı yavaşça kapatmış ve adama;
- Hangi konuda sohbet etmek istersiniz?
- Bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak istermisiniz?
- Olabilir, bu ilginç bir konu olabilir ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size başka bir soru sorayım. Bir at, bir inek ve bir keçi, üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen, keçi misket şeklinde,inek sıvı şeklinde, at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar. Sizce neden?
Sohbet etmek isteyen adam, hayretle bakmış;
- Hiçbir şey aklıma gelmiyor, bilmiyorum.
Kitabını okumak isteyen adam;
- Hiç bir bok hakkında bilgin yoksa ne demeye nükleer enerji konusunda sohbet etmek istedin?
* *Kayseri Emzikleri * *
Kayseri Emzikleri Adam, Kayserili arkadaşının latex-kauçuk ürünler yapan fabrikasını geziyordu...
Bir ara bir otomatik makinanın başına gelir ve makinadan ilginç seslerin geldiğini duyar ; - Pissst....PAT..! ......pissst ..PAT..! .....pissst....PAT..! Merak edip sorar bu makinanın ne yaptığını ve neden bu seslerin geldiğini.. Arkadaşı cevaplar : - Bu makina biberon emziği yapıyor... "pissst" sesi kalıba gelen latexin şişirilip emzik formu aldığını, "PAT" sesi de ucuna açılan deliğin sesini belirtir... Geziye devam edip başka bir makinanın başına gelirler. Bu makinadan da benzeri sesler geliyordu ama sıralamaları farklıydı ; - Pisssst....Pisssst....Pisssst....Pisssst....PAT..! Adam gene meraklanıp sorar ; - Peki bu ne makinası ? - Bu prezervatif makinası...
- Ama neden 4 "Pisssst"tan sonra 1 "PAT" sesi geliyor... Arkadaşı yanıtlar ; - Her 4 prezervatiften sonra 1 tanesinin ucunu deliyoruz da ondan.. Adam şaşkınlıkla ve biraz da kızarak sordu.. - Ama neden..? Bu yaptığınız hiç hoş değil.. Kayserili cevap verir..
- Öyle mi...emzikleri kime satıcaz peki...????
DAİMA DOĞRUYU SÖYLEYİN, NASIL OLSA KARŞINIZDAKİ İNANMAK İSTEDİĞİNE İNANIR.
İşadamı, ofisinde geç saatlere kadar sekreteri ile ciddi ciddi çalışır. Geç olmuştur, günün yorgunluğuna ek olarak acıkmışlardır.
'Hadi çıkalım artık, gidip bir şeyler yeyip evlerimize gidelim' çıkarlar, bir lokantada iyi bir akşam yemeği yerler, biraz da alkol alırlar, sonra işadamı, sekreterini evine bırakır.
O ara, sekreter, nezaketen, bir kahve içmek isteyip istemediğini sorar. İşadamı da neden olmasın diye düşünüp kabul eder. Kahveyi içki takip eder, içkiden sonra ruhlar ısınır ve birlikte olurlar.
İşadamı kalkar, evine gider. Sabah 04 civarıdır. Arabayı parkeder, cebinden bir tebeşir çıkartır, ceketine pantolonuna bir kaç çizik atar biraz tebeşir tozu serper ve içeri girer.
Karısı ayakta beklemektedir. 'Neredeydin ?' diye sorar. İşadamı da ; Aysel'le geç saate kadar çalıştık, sonra yemeğe gittik, onu eve bıraktım yemekten sonra, ama beni kahve içmeğe çağırdı, kahveydi, sohbetti, içkiydi derken kendimizi yatakta bulduk, ancak toparlandım, geç kaldım, özür dilerim karıcım' der.
'Yalancııııı ! Yine bütün gece o zibidi arkadaşlarınla bilardo oynayıp bira içtin di mi ! sen adam olmayacaksın ruhun serseri !'
Alınacak Ders:
DAİMA DOĞRUYU SÖYLEYİN, NASIL OLSA KARŞINIZDAKİ İNANMAK İSTEDİĞİNE İNANIR.
…Çok ilginç...................Tesadüfün Böylesi
Çok ilginç...................
Tesadüfün Böylesi
Hepimize cocukken okula gitmek icin sicacik yatagimizdan kalkmak ölüm gibi gelirdi, yaniliyor muyum ? bakin gercekten de öylemis :)))))))
O harfinden sonra gelen harf ö K harfinden sonra gelen harf L U harfinden sonra gelen harf ü L harfinden sonra gelen harf M
Bisiklet(!) Fıkrası
Oniki yaşındaki oğlan ondört yaşındaki amcaoğluna soruyor: - Abi ablam nişanlanıyor biliyorsun...
- Yaz sonu nikah varmış, bizim evde de konuşuyorlardı.
- Ben sana bir şey sormak istiyorum...
- Söyle...
- Bu nişan dedikleri ne? Evde sordum, 'Eh evlenecekler işte' diyorlar ama nişanlanınca ne oluyor, onu anlayabilmiş değilim.
- Hıııım... Zor soru, bak ben sana bir örnekle anlatayım...
- Dinliyorum.
- Diyelim ki Şubat'ta yarıyıl karnesini aldın, hepsini pekiyi getirdin. Sana bir bisiklet alıyorlar ve 'Haziran'da bütün dersleri pekiyi getir, sınıfı geç, bu bisiklet senin' diyorlar. İşte Şubat ile Haziran arasındaki o süre var ya, bisiklet senin ama binemiyorsun; o süreye 'nişanlılık dönemi' deniyor.
- Haa şimdi anladım, bisikletin var, evde duruyor; sen ona bakıyorsun o sana bakıyor; ama binemiyorsun ta ki sınıfı geçene kadar. Peki dokunmaya izin var mı?
- Vallahi onu ben de tam bilemiyorum; binmek kesinkes yasak da, galiba ziliyle oynayabiliyorsun!..
Muhtar Fıkrası
Adamın biri yıllardır yalnız yaşıyormuş.Fakat aklı köyün dulu Haticedeymiş.Kadında çok azgın bir kadınmış.Nasıl kandırırda bu kadını alırım derken aklına bir fikir gelmiş.Kadına gitmiş. _Benimle evlenirmisin’demiş. _Kadında:ne özelliğin var’demiş _Adam:iki tane nikim var’diyince kadın hemen kabul etmiş.Evlenmişler.Aradan 10 gün geçmiş. Kadın:herif nerde senin ikincisi diye sıkıştırmış. _Adam:muhtar ’ödünç istediydi ona verdim’demiş.Adam birgün tarladan dönmüş karı evde yok.Başlamış beklemeye.kadın gelmiş. _Hatice nerdeydin bu saate kadar. _Ulan adam en iyisinide muhtara vermişsin:))))))))
KÖRLER ÇARŞISINDA AYNA SATILMAZ!!! MEVLANA
GÜLEMEYEN AYŞELER
BURASI IRAK
Ne sultan olmakta gözleri... Ne de özlemleri, saraylarda yaşamak... Saray sayıyorlar bir göz yeri... Ekmeklerinin katıkları emelleri... Rüyalarında bile yok umutlar, Nice yıllardan beri... Üzerlerinde kara bulutlar... Yetmiyor ufuklara hayalleri... Ne düğün dernek, ne şenlik... Ölüm düğün, kefen gelinlik... Alaca karanlıkta geçer yarasalar Sirenlerle boğuşarak... Kulakları vurur önce bombalar Düşleri, hayalleri öldürür Hedefleri aşarak Bağdat yanar, Musul sızlanır, Kerkük yürek dağlar.. Savaş kumanda aleti kadar yakın... Barış kaf dağı kadar ırak...
Musul, Kerkük ve Kuveyt meselelerinin temeli 18. yüzyıla kadar uzanmakta olup; Osmanlı İmparatorluğunun dağılma döneminde İngiltere, Fransa ve Rusya’nın bölgede bulunan petrol varlığını paylaşma üzerine hazırladıkları planı uygulamaya koymaları sonucu oluşan siyasi, askeri ve tarihi olaylardır. Osmanlı İmparatorluğu 1.Dünya Savaşının başlangıcında oluşan kutuplaşma esnasında ittifak devletleri safhında
yeralmıştır. Savaşın başlangıcında, İmparatorluk orduları Balkan Savaşından yeni çıkmış ve çeşitli cephelerde dağınık bir durumda bulunmaktaydı. İtilaf Devletlerinin 1. Dünya Savaşı öncesinde hazırladıkları paylaşım planı gereği İngiltere Irak cephesinde yığınak yapmaya başladı. Bu amaçla öncelikle Basra Körfezinde bulunan Bahreyn Adalarını işgal ederek petrol tesisleriyle liman tesislerini kontrol altına aldı. 05 KASIM 1914 tarihinde Osmanlı Devletine savaş ilan eden İngiltere’nin takviye edilmiş kuvvetleri karşısında Osmanlı Devletinin gönüllü aşiretlerle takviyeli Kolordu sayesinde bir kuvveti bulunuyordu. KASIM 1914-KASIM 1918 dönemi arasında devam eden çarpışmalar sonucunda Bağdat, Kerkük, Remadiye ve Musul gibi yerleşim merkezleri kaybedildi ve Mondros Mütarekesi imzalandı. Son Osmanlı Meclisi Mebusan 02 MART 1919 tarihinde toplanarak Misakı Milliyi kabul etti ve tüm dünyaya ilan etti. Mondros Mütarekesi hükümleri ihlal edilerek işgal edilen Revandiz, Zebar, Akra, Süleymaniye ve Kerkük bölgelerinde İngilizlere karşı yapılan ayaklanmalar sonucunda Süleymaniye Türk yanlısı aşiretlerce ele geçirildi. Askeri tedbirlerle ayaklanmayı bastıramayan İngilizler Süleymaniye bölgesinin İngiliz mandası altında bağımsızlığını ilan ederek daha önce Hindistan’a sürgüne gönederdikleri Şeyh Mahmut’u getirerek hükümdar yapmak zorunda kaldılar. Batıda mücadele başlarken benzeri örgütlenme ve direniş İngiliz işgali altındaki Musul’da da görülüyordu. Türk Devleti tarafından bölgeye duyulan ilgi nedeniyle tasarlanan harekat dar kapsamlı tedric edici bir gerilla harekatı boyutlarından çok daha geniş, kapsamlı bir cephe savaşına dönüştürülmesi şeklinde öngörülüyordu. Batıda mücadele başlarken benzeri örgütlenme ve direniş İngiliz işgali altındaki Musul’dada görülüyordu.